MAHKEMESİ :Antalya 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :29.11.2011
NUMARASI :Esas no:2010/374 Karar no:2011/1391
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın, kabul edilen davalı-davacı kadının tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kocanın reddedilen boşanma davasına yönelik temyizine gelince;
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kadının kocasına hakaret edip tehdit ettiği, davacı kocanın da evin kilidini değiştirdiği gibi su ve elektriğini kestirdiği, birisinin kusurunun diğerinin kusurundan üstün tutulmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalı-davacı kadının tedbir nafakası davasına yönelik bölümünün ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.11.07.2012 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı-davalı kocanın yakını olan tanıkları,evin elektrik ve suyun kesilmesinin kocadan kaynaklanmadığını, borcun ödenmemesi sonucu kesildiğini belirtmişlerse de; mahkemece ilgili kurumlardan yapılan araştırmada; elektrik ve su akışının kocanın aboneliğini iptal ettirmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu durumda; dinlenen davacı tanıkları inandırıcı olma niteliklerini yitirmiş olduklarından; beyanlarında geçen "kadının kocasına hakaret ve tehditte bulunduğu" şeklindeki beyanlarına da itibar edilemez. Davalı-davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına etki eden bir kusurlu davranışı kanıtlanamamıştır. Mahkemenin, davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddine ilişkin kararı isabetlidir. Hükmün bütünüyle onanması gerektiğini düşünüyorum.