MAHKEMESİ :Beyoğlu 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :09.02.2011
NUMARASI :Esas no: 2010/28 Karar no:201/87
Taraflar arasındaki "boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı-davacı (kadın) tarafından, maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarları, manevi tazminat ve mal rejiminin tasfiyesi talebiyle ilgili verilen hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre,davalı-davacı (kadın)'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-davacı (kadın) birleştirilen boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde, malların paylaştırılması suretiyle mal rejimini tasfiyesini de istemiş, tasfiyeye tabi tutulmasını talep ettiği malların listesini 31.04.2011 tarihli dilekçesinde göstermiş, aynı dilekçesiyle “harca esas değer” olarak (10.000 TL.) bildirmiştir. Bildirilen bu miktar üzerinden nispi peşin harcı da aynı gün yatırmış, bu suretle nispi peşin harç noksanlığı tamamlanmıştır. Mahkemece bu taleple ilgili olarak “noksan harcın kesin süreden sonra yatırıldığı” gerekçesiyle “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmiştir.
Boşanmadan bağımsız ve onun fer’i(eki) niteliğinde olmayan, fakat boşanma davasıyla birlikte açılan “mal rejiminin tasfiyesine” ilişkin talebin, değer üzerinden nispi peşin harca tabi olduğunda kuşku yoktur. Şayet nispi harca tabi olan bir taleple ilgili başlangıçta nispi peşin harç yatırılmamış ise veya başlangıçta yatırılan nispi peşin harcın muhakeme sırasında tespit olunan değere göre noksan kaldığı anlaşılmış ise bunun muhakeme sırasında tamamlanması mümkündür. Her iki halde de belirlenen değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Böyle bir halde mahkemece bu durumun anlaşıldığı oturum muhakemeye devam olunup, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcının tamamlanması yasal olarak mümkündür (Harçlar K.md.30). Tamamlanmadığı takdirde davaya devam olunmaz. Böyle bir durumda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konması noksan harcın ödenmesine bağlıdır. Yasal düzenleme böyle olunca mahkemece davalı-davacı vekiline noksan peşin karar ve ilam harcının takip eden oturuma kadar tamamlanması için süre tanınması gerekirken, yasaya aykırı olarak on gün kesin süre tanınması sonuç doğurmaz. Çünkü yasa harcın takip eden celseye kadar tamamlanabileceğini öngörmüştür (Harçlar K.md.30). Bu bakımdan davalı-davacı vekili harcı yasada öngörülen süre içinde tamamlamıştır. Öyleyse hükmün boşanmaya ilişkin bölümünün temyizin şumülü dışında kalarak kesinleştiği, bu sebeple davalı-davacının mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talebinin incelenebilir hale geldiği de gözetilerek bu talebin esasının incelenmesi gerekirken, bu talep hakkında yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13.09.2012 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy