MAHKEMESİ :Konya 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :12.12.2011
NUMARASI :Esas no:2009/1173 Karar no:2011/1114
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davası ile "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından, kadının boşanma davası ve fer'ileri, kusur belirlemesi, vekalet ücreti ile kadının birleştirilen müstakil tedbir nafakası davası yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı kocanın vekili Av. ..tarafından verilen 24.02.2012 tarihli dilekçe ile boşanma davasına yönelik temyiz itirazından feragat ettiği anlaşılmaktadır. Feragat nedeniyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma davası içinde talep edilen ve hüküm altına alınan ve boşanmanın eki sayılan Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesinden kaynaklanan tazminatların reddi veya kabulü halinde taraflar lehine ayrıca vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin tabii bulunmasına göre, davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davacı-davalı kocanın gerek eşinin doğumu sırasında, gerekse doğumdan sonra eşi ve çocuğuyla ilgilenmediği, kocanın gerçekleşen kusurlu davranışlarının davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple manevi tazminat yönünden BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temiyze konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, 1. bentte gösterilen sebeple boşanmaya yönelik temyiz talebinin REDDİNE, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden M. yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcın yatıran H.'ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.12.2012 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy