MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 24.10.2013 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Usulüne uygun şekilde ön inceleme yapılmadan tahkikat aşamasına geçilmesi tek başına bozma sebebidir.
Hükmün diğer yönler incelenmeden sadece bu sebeple bozulması gerekir.
Hukuk Genel Kurulunun yerleşik uygulaması gibi düşünüyorum.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece davalı-karşı davacının, 11.07.2012 tarihli karşı davaya cevaba cevap dilekçesi, davacı-karşı davalıya tebliğ edilmeden 27.06.2012 tarihinde taraflar duruşmaya davet edilerek 12.07.2012 tarihinde duruşma icra edilmiştir.
Bu duruşmada da tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar belirlenmemiş (HMK. mad.140/1), uyuşmazlık konularının tespitinden sonra taraflar sulhe teşvik edilmemiş (HMK. mad.140/2), tarafların sulh faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğuna ilişkin tutanak düzenlenmemiş ve dolayısı ile bunlara ilişkin bir tutanakta tutulup taraflara imzalatılmamış(HMK. Mad.140/3) ve ön inceleme duruşmasının sona erdiği veya tahkikate geçildiğine ilişkin bir ara kararı da oluşturulmadan tanıkların dinlenmesine karar verilip duruşma ertelenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 137.maddesinde, ön incelemenin kapsamı; 138. maddesinde ön inceleme aşamasında dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazlar hakkında verilecek kararlar; 139. maddesinde ön inceleme duruşmasına davet; 140.maddesinde ise yapılması zorunlu olan ön inceleme duruşması düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun ön incelemenin kapsamı başlıklı 137.maddesinde; “dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, 138. madde dikkate alınarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verileceği, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında gerektiği takdirde kararını vermeden önce bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği, ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyeceği, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik edeceği ve bu hususların tutanağa geçirileceği belirtilmiştir. Ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar ile sınırlı olmak üzere tanık dinleme, belge inceleme, bilirkişi görüşü alma, keşif yapma ve yemin teklif etme gibi işlemler yapılabilecek, ancak tahkikat yönelik işlemler yapılamayacaktır.
HMK 137/2.maddede ise, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği düzenlenmiştir. Uygulamadaki eski alışkanlıkların devam etmesinin kesin olarak önüne geçilmesi amacıyla Kanun koyucu, ön inceleme aşaması tamamlanmadan ve bu aşamada alınması gereken kararlar alınmadan tahkikat aşamasına geçilmesini ve tahkikat için duruşma günü belirlenmesini kesin bir ifade ile (emredici nitelikteki bir düzenlemeyle) yasaklamıştır (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, age. s.375-376). (HGK. 09.10.2013 tarih, 2013/305 esas, 2013/1412 karar)
Tüm bu hususlar dikkate alındığında, dilekçeler aşaması tamamlanmadan ve usulüne uygun ön inceleme duruşması yapılmadan, deliller toplanarak hüküm kurulması Kanunun açık hükmüne aykırı olup hükmün bu sebeple bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.