MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 23.10.2013 (Çrş.)
KARŞI OYYAZISI
Davalının, ergin olmayan erkek çocuğun ırzına tasaddide bulunmak suçundan mahkumiyetinin bulunduğu, aynı nitelikteki bir başka suçtan daha kovuşturulduğu ve bu ikincisinden ‘‘delil yetersizliğinden”beraatine karar verildiği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Suç ve mahkumiyeti evlenme tarihinden önce de olsa, böyle bir suçtan hüküm giymiş bir şahısla, evlilik birliğini sürdürmesi davacıdan beklenemez. Davacının, davalının mahkumiyetinin sözü edilen suç nedeniyle olduğunu evlemeden önce bildiğini kabule yeterli delil bulunmamaktadır. Kaldı ki bunu bilip bilmemesinin bir önemi de yoktur. Bu suçu işlemiş olan ve aynı türden bir başka suçtan dolayı da kovuşturulmuş bulunan davalının sözü edilen cinsel eğilimi, evlilik birliğini, ortak hayatın devamına imkan bırakmayacak derecede temelinden sarsar. Bu bakımdan davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK. m. 166/1) karar verilecek yerde davanın reddi doğru bulunmamıştır. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum
Full & Egal Universal Law Academy