MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalının vasisi tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı, altı yıl üç ay hapis cezasına mahkum olmuş olması sebebiyle davadan önce Türk Medeni Kanununun 407'nci maddesi gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.04.2010 tarihli 2010/3-524 sayılı kararıyla vesayet altına alınmıştır. Vesayet dosyası içindeki müddetnamede koşullu salıverilme tarihinin 16.03.2013 olduğu yazılıdır. Davalının vekili sıfatıyla 18.10.2012 tarihli oturuma gelen Avukat .....da, "vasinin görevinin sona ermesi sebebiyle vekaletname temin edemediğini" ifade etmiştir.
Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. (TMK.m.471) Müddetnamede davalının 16.03.2013 tarihinde koşullu salıvermeden yararlanacağı yazılı olduğuna göre, davalının hapis halinin bu tarihte sona erdiği ve üzerindeki vesayetin kendiliğinden kalkmış olduğu kuvvetle muhtemeldir. Bu durumda kararın davalının vasisine 21.03.2013 tarihinde tebliği geçersiz olur. Bu bakımdan davalının cezaevinden tahliye olup olmadığının ve tahliye olmuş ise hangi tarihte salıverildiğinin ceza infaz kurumundan sorulması, tahliye olmuş ise, üzerindeki vesayet hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden kalkacağından, kararın davalıya tebliğ edilmesi ve temyiz müddetinin beklenmesinden sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi.21.10.2013(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy