MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle gerek dava tarihi, gerekse hükmün verildiği 24.01.2012 tarihi itibariyle yabancı mahkeme kararının tanınmasına ilişkin kararın kesinleşmemiş olması sebebiyle Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 03.07.2013 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı tarafından yabancı mahkemede açılan boşanma davası reddedilmiş, redde ilişkin bu karar Türkiye'de tanınmış ve tanıma kararı da kesinleşmiştir. Bu durumda 5718 sayılı Yasanın 59. maddesi uyarınca yabancı ilamın kesin hüküm etkisi, yabancı mahkemedeki kesinleşme anından itibaren hüküm ve sonuç doğurur. Durum böyle olunca Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesine dayalı davada, üç yıllık sürenin yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlatılması gerekir. Bu husus nazara alınmadan tanıma kararının kesinleştiği tarih esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. O halde, mahkemece tarafların delilleri toplanarak bu süre içerisinde ortak hayatın kurulup kurulmadığının saptanarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, açıklanan gerekçeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Full & Egal Universal Law Academy