MAHKEMESİ :Antalya 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :30.1.2013
NUMARASI :Esas no:2010/798 Karar no:2013/86
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "ziynet alacağı" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminat talebinin reddi, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı davasının reddi, ziynet davasının reddi ve kişisel ilişki yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; katılım alacağı davasının tefriki ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kadının sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğu,Türk Medeni Kanununun 175. maddesi şartlarının kadın yararına oluşmadığının anlaşılmasına göre davacı-davalı kadının aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı -davalı kadının diğer temyiz itirazları ile davalı-davacı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
a-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı kadının sadakate aykırı davranışlarda bulunduğu, davalı-davacı kocanın da sadakate aykırı davranışlarının yanında, birlik görevlerini yerine getirmediği ,eşine zaman zaman fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. O halde boşanmaya sebep olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte davalı-davacı kocanın daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davalı davacı kocanın davasının kabulü ile birlikte, davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanununun 166/1.maddesine dayanan boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır. Ancak, davalı-davacı kocanın davası ile davacı davalı kadının Türk Medeni Kanununun 161 maddesine dayalı davalarında verilen boşanma hükmü temyiz edilmeyip kesinleştiğinden; davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanununun 166/1.maddesine dayanan boşanma davasının konusu kalmamıştır. O halde; bu husus gözetilerek davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanununun 166/1.maddesine dayanan boşanma talebi hakkında "konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi ve bu davasıyla ilgili haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretiyle ilgili bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
b-Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kocanın, yukarıda açıklanan sebeple ağır kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatları zedelenen ve boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunununl74/l-2. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, bu isteklerin reddi doğru bulunmamıştır.
c-Velayeti anneye verilen müşterek çocuklar ile baba arasında uygun kişisel ilişki kurulmaması (TMK. 323. mad.) doğru bulunmamıştır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.(TMK m. 6) Davacı-davalı kadın , ziynet eşyasının davalı-davacı koca tarafından alındığını ve iade edilmediğini ileri sürmüş, davalı-davacı koca ise, ziynetlerin davacı-davalı tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Davacı-davalı kadın dava konusu ziynet eşyalarının varlığını, elinden alındığını ve iade edilmediğini, eşinde kaldığını ispat yükü altındadır. Somut olayda kadın, dava konusu ziynet eşyasının, eşi tarafından elinden alındığını ve iade edilmediğini sunduğu delillerle ispat edememiştir. Davacı-davalı kadın delil listesinde yemin deliline de dayanmıştır. İspat yükü kendisine düşen ve davasını diğer delillerle kanıtlayamayan davacı-davalı kadına ziynet eşyalarına ilişkin talebi konusunda diğer tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerindeki yeminle ilgili usul işlemleri yerine getirilip, gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
e-Davalı-davacı koca birleşen dava dilekçesinde boşanma isteği yanında davacı davalı kadın adına kayıtlı bulunan taşınmazın kendisi tarafından alındığını,bu nedenle kadın adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini de talep etmiştir. Dava açılırken yatırılan başvurma harcı her iki talebi de kapsadığına göre davalı-davacı kocanın bu talebiyle ilgili davası yönünden dava değerinin açıklattırılması, Harçlar Kanununun 30-32. maddesi uyarınca peşin nispi harcın tamamlanması için süre verilmesi, harcın tamamlanması durumunda ise boşanma hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve ilgili davanın incelenebilir hale geldiği nazara alınarak bu talep yönünden inceleme yapılıp olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/a,b,c,d,e. bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.11.2013 (Cuma)