MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :İpoteğin Kaldırılması - Aile Konutu Şerhi Konulması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 27.02.2013 gün ve 1749-5299 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE,aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 219.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 50.45 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi.13.06.2013 (Prş.)
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Taşınmaz tapuda "arsa" olarak davalı koca adına kayıtlıdır. Eylemli olarak üzerinde üç bağımsız bölümden oluşan bir binanın mevcut olduğu, bu binanın ikinci katındaki bölümün "aile konutu" olarak özgünlendiği anlaşılmaktadır. Yapıdaki başlı başına kullanmaya elverişli bağımsız bölümler üzerinde kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmediğine göre, ipoteğin aile konutuyla sınırlı olarak kaldırılması hukuken mümkün olmayacaktır. Bu mümkün olmadığına göre, mahkemece oluşturuşan kararın infazı kabiliyeti yoktur. Mahkeme, önüne getirilen davada infazı kabil olacak şekilde hüküm oluşturmak zorundadır. Taşınmaz üzerindeki mevcut yapının, başlı başına kullanılmaya elverişli bağımsız bölümleri üzerinde kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulsa idi, aile konutu olarak özgülenen bölüme ayrılacak arsa payı ne olacak idiyse, ancak o pay üzerinden ipotek kaldırılabilir. Öyleyse aile konutu olarak kullanılan bağımsız bölüme ayrılacak arsa payının bilirkişi eliyle tespiti ve belirlenecek bu paya münhasır olarak ipoteğin kaldırılması cihetine gidilmelidir. Bu hususun nazara alınmamış olması doğru bulunmamıştır. Davalı bankanın bu yönlere de temas eden karar düzeltme talebinin kabulü ile onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının gösterilen sebeple bozulması gerekir. Bu sebeple sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum.