MAHKEMESİ :Oltu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :27.06.2012
NUMARASI :Esas no:2010/85 Karar no:2012/111
Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından, manevi tazminatın miktarı ve maddi tazminat ile nafakalar yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise kendi davası, kadın lehine hükmolunan nafaka, manevi tazminat, ziynetler ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı (koca)'nın kadın ve çocuk yararına takdir edilen tedbir nafakaları, velayet ve çocuk için takdir olunan iştirak nafakasına ilişkin temyiz ile kadının maddi tazminat, tedbir ve iştirak nafakasının miktarlarına ilişkin itirazları yersizdir.
2-Diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a)Kadının 2008 yılı Aralık ayında eşini terk ettiği, kocanın 12.02.2010 günü mahkemeye başvurarak eşinin eve dönmesi için ihtar edilmesini istediği, istek doğrultusunda verilen ihtar kararının kadına 24.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Terk sebebine dayanan boşanma davasının reddedilebilmesi için terkte haklı olmak yetmez, usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen ihtar edilen eşin haklı bir sebeple aile birliğine dönmediğinin gerçekleşmesi gerekir. Davacı-davalı (kadın) ihtara rağmen dönmemekte haklı olduğunu ispatlayamamıştır. Kocanın ihtar isteğinin samimi olmadığını gösteren bir delil de bulunmamaktadır. Kadının ihtar tebliği üzerine Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayanarak boşanma davası açmış olması, ihtar süresi içinde dava açmasını haklı kılan başka sebep ve olgular bulunmadıkça, dürüstlük kuralına (TMK md. 2) aykırı olup, bu davanın açılmış olması, onu ayrı yaşamakta haklı kılmaz. O halde, Türk Medeni Kanununun 164. maddesinde yer alan boşanma sebebinin gerçekleştiği gözetilerek kocanın boşanma davasının kabulü gerekir. Ne var ki, kadının davasının kabulü suretiyle verilmiş olan boşanma hükmü, temyizin şümulü dışında bırakılarak kesinleşmiş, boşanma gerçekleşmiştir. Bu durumda kocanın terk sebebine dayanan boşanma davasının esası hakkında bozma yapılamayacaktır. Hal böyle olmakla birlikte davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmasa bile, yargılama giderleri ve vekalet ücreti, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna bakılarak takdir ve hükmedilecektir (HMK md. 331/1). O halde, yargılama giderleri ve vekalet ücreti, bu hukuki duruma göre tayin ve takdir edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
b)Davacı-davalı (kadın)'ın usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen ortak konuta ve aile birliğine haklı bir sebep bulunmaksızın dönmediği gerçekleşmiştir. Bu durumda boşanmada kusurludur. Bu husus gözetilmeden kusurlu olan kadın yararına yoksulluk nafakası ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
c)Davacı-davalı (kadın)'ın boşanma davasıyla birlikte talep ettiği ziynetler, boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, değeri üzerinden ayrıca nispi peşin harca tabidir. Davacı-davalı (kadın) davayı açarken talep ettiği ziynetlerle ilgili herhangi bir nispi peşin harç yatırmamış, 04.01.2012 tarihinde mahkemece verilen ara kararı üzerinde (21.15 TL) harç yatırmıştır. Talep edilen eşya ve ziynetlerin tutarı (20.500 TL) olduğuna göre, bu değer üzerinden Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı Tarifede gösterilen oranlarda hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin olarak yatırılması gerekir. 04.01.2012 tarihinde yatırılan harç noksandır. Yargı işlemlerinden alınacak harçların tamamı ödenmeden müteakip işlemler yapılamaz (Harçlar K. md. 32,127). O halde, ziynetler ve eşya talebiyle ilgili nispi peşin harç noksanlığı tamamlanmadan işin esasının incelenmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, (b) bendindeki bozma sebebine göre, kadının yoksulluk nafakasının miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.06.2013 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy