MAHKEMESİ :İzmir 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :14.02.2013
NUMARASI :Esas no:2012/306 Karar no:2013/113
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden; davalı (kadın) tarafından ise lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı, tedbir ve yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası miktarı ile artırım talebi hakkında hüküm verilmemiş olması yönlerinden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalının kendi çalışmasına bağlı olarak emekli olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumundan düzenli olarak emekli maaşı aldığı, mülkiyeti kendisine ait evde oturduğu anlaşılmaktadır. Bu halde davalının yoksulluğa düşeceği kabul edilemez. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi şartları bu sebeple gerçekleşmemiştir. Bu husus nazara alınmadan davalı yararına yoksulluk nafakası tayin ve takdiri usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı (kadın) ve yanında bulunan müşterek çocuk için daha önce bağımsız olarak açılıp sonuçlanan 2007/431 esas sayılı nafaka davasında Türk Medeni Kanununun 197/2. maddesine göre tayin edilen tedbir nafakaları kaldırılmadığına göre, o ilamla tayin edilmiş olan tedbir nafakalarının, boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam edeceğine, boşanma davası içinde bu dava tarihinden geçerli olacak şekilde Türk Medeni Kanununun 169. maddesi çerçevesinde tayin edilen tedbir nafakası miktarlarının tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere takdir ve tayin edilmiş bulunmasına ve davalının iştirak nafakası hakkında bir artırım isteğinin ise mevcut olmamasına göre, davalının bu yönlere ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 52. ve 58. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK.md.174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple davacı yararına, (2.) maddenin (b) bendinde gösterilen sebeple davalı yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda (2.) maddenin (a) bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.04.11.2013 (Pzt.)