MAHKEMESİ :Karşıyaka 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :10.04.2013
NUMARASI :Esas no: 2012/279 Karar no:2013/250
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece davacı kadının rızası alınmadan 1/3 hissesi davalı koca adına tapuda kayıtlı olan ve aile konutu niteliğindeki taşınmaza davalı banka lehine ipotek konulduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile davalı kocaya ait 1/3 hisse üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK md. 6).Dava konusu konutta " Konutta Kalanlara İlişkin Kimlik Bildirme Belgesini Göre" 2000 yılından beri davalı kocanın annesinin taşınmazın diğer hissedarları olan çocukları İ. F.. ve M. F.. ile beraber ikamet ettiği, davacı kadının 19.10.2009 tarihinde söz konusu taşınmazın bulunduğu adrese davalı eşi ile birlikte kayıt yaptırdığı ve tanık Murat'ın beyanına göre de ipotek tesis işlemleri sırasında taşınmazın hissedarı M. F..'nin konutda annesinin oturduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. İpotek tesis tarihinde tapu kütüğünde taşınmazın "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilen bankanın kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK.md. 1023). Zira, Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi ile tapuya güven ilkesine bir istisna getirilmiş değildir Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, lehine ipotek tesis edilen bankanın kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bunu iddia edene düşer (TMK.md.6). Dosya içindeki belgelerden, lehine ipotek tesis edilen bankanın kötüniyetli olduğu kanıtlanamamıştır. Şu hale göre, tapuya güven ilkesini esas alan Türk Medeni Kanunu’nun 1023.maddesi koşulları işlem tarafı olan davalı banka lehine gerçekleşmiştir. Öyleyse davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir (H.G.K.'nun 24.04.2013 tarih, 2012/2-1567 Esas, 2013/579 Karar sayılı ilamı).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.12.2013 (Pzt.)