MAHKEMESİ :Sincan 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :17.01.2013
NUMARASI :Esas no:2011/48 Karar no:2013/35
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, ipoteğin kaldırılması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davanın kabulüyle ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir. Aile konutu olan ve davalı eş İsmail adına kayıtlı 13 nolu bağımsız bölüm üzerine üçüncü kişinin davalı AOÇ'ye olan borcuna karşılık 11.09.2006 tarihinde ipotek tesis edilmiştir. Dava konusu taşınmaz üzerindeki aile konutu şerhi ise ipotek tarihinden sonra 04.02.2010 tarihinde konulmuştur. İpotek tesis edildiği tarihte, tapu kütüğünde aile konutu şerhi bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilen davalı AOÇ'nin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK md. 1023). Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda aslolan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre lehine ipotek tesis edilenin kötü niyetli olduğunu kanıtlama yükü bunu iddia eden davacıya düşer (TMK md. 6). Davacı, lehine ipotek tesis edilen davalı AOÇ'nin kötüniyetli olduğunu ispat edememiştir. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince lehine ipotek tesis edilen davalı AOÇ'nin kazanımı korunacaktır. Bu açıklamalar çerçevesinde davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 12.12.2013 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle aile konutu üzerinde, dava dışı şirketten alacağının güvencesi olmak üzere lehine ipotek tesis edilen Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğünün, özel hukuk esaslarına göre idare olunan, tüzel kişiliğe haiz, tarımsal ve ticari alanda faaliyet gösteren bir kuruluş niteliğinde bulunmasına (5659 s. K. md. 1 ve 5), Türk Ticaret Kanununa göre ticari faaliyetlerinde basiretli hareket etmekle yükümlü (TTK md. 20/2) olup, bu kapsamdaki özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasına, bu halde iyiniyet iddiasında bulunamayacağına (TMK md. 3/2), kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olanın, kötüniyetinin diğer tarafça ispatına da lüzum bulunmadığına göre, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi, diğer hususlara ilişkin temyiz itirazları da yersiz olup, usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. KARŞI OY YAZISI
Usule, yasaya ve yasanın düzenleniş amacına uygun olan hükmün onanması gerektiğini düşündüğümden değerli çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.