MAHKEMESİ :Adana 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :14.03.2013
NUMARASI :Esas no:2012/287 Karar no:2013/265
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar, davalı lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur. Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Mahkemece gerekçesi belirtilmeden davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasında davalı kadının Halk Eğitim merkezinde sezonluk olarak çalıştığı ve aylık 1000TL geliri olduğu belirtilmiş dinlenen davalı tanıkları da davalı kadının Halk eğitim merkezinde öğretmen olarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Davacı koca, davalı kadının öğretmenlik dışında güzellik salonu işlettiğin ileri sürmüş ve davalının işyeri bulunup bulunmadığının araştırılması istemiş, davacı tanığı A. da kadının kuaför olarak çalıştığını ve işyerine gittiğini beyan etmiştir. Davalı kadının düzenli ve sabit geliri bulunup bulunmadığı konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesi " hakimin davayı aydınlatma ödevi " çerçevesinde taraflardan bilgi ve açıklama istenilmesi, gerektiği takdirde edinilen bilgi uyarınca araştırma yapılması; toplanan tüm deliler değerlendirilip, davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle gerekçesiz olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.11.2013(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy