MAHKEMESİ :Kozan 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :27.3.2013
NUMARASI :Esas no:2012/60 Karar no:2013/237
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından; tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakaları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki belgelerden davalı kocanın akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastalığına dayalı bir dava yoktur (TMK. md. 165). Davalının hareketleri iradi olmadığından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin temelinden sarsılması " hukuki sebebine dayanarak boşanmaya karar verilemez. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ne var ki boşanma hususu temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz nedenlerine hasren yapılan incelemeye gelince;
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden akıl hastası olan davalı kocanın herhangi bir işte çalışmadığı, gelir getirici bir malvarlığının bulunmadığı ve gelirinin olmadığı, annesi ile birlikte yaşadığı ve geçimini annesinin sağladığı anlaşılmaktadır. Kendisi de ekonomik yönden güçsüz olan ve hastalığı nedeniyle bakıma muhtaç davalı kocanın tedbir,yoksulluk ve iştirak nafakasından sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 20.11.2013 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın ve velayeti tarafına verilen müşterek çocuk için takdir edilen tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası miktarı çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir görüşünde olduğumuzdan, hükmün bu yönden bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çocuğunluğun davalının tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakasından sorumlu tutulamaması yönündeki bozma kararına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy