MAHKEMESİ :İzmir 6. Aile Mahkemesi
TARİHİ :03.04.2013
NUMARASI :Esas no: 2012/274 Karar no:2013/228
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (kadın) tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat ve nafakaların miktarı ile ziynet eşya alacağı talebinin reddi yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise, davacı-davalının kabul edilen davası, kendi davasının reddi ve reddedilen eşya alacağı davasında aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece birliğin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davalı-davacı (koca) tamamen kusurlu olduğu belirlenerek; kocanın karşı boşanma davasının reddine, davacı- davalının (kadının) davası kabul edilerek tarafların boşanmasına karar verilmiştir. Yapılan tahkikat ve toplanan delillerden davalı-davacı (koca)nın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği; eşi ve çocuğunun hastalığı ile ilgilenmediği; buna karşılık kadının da eşine beddua ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Ne var ki bu sonuca ulaşılması davalı-davacının ağır kusurlu sayılmasını gerekli kılan tutum ve davranışları yanında, davacı-davalı kadının da daha az da olsa kusurlu davranışları mevcuttur.Her iki taraf da boşanma isteğiyle dava açtığına göre; az kusurlu olan kadının, kocanın açtığı boşanma davasına karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Karşı dava yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları oluşmuştur. O halde, boşanmaya kocanın karşı boşanma davasının da kabulü suretiyle karar verilmesi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile davalı-davacı kocanın davasının reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davacı-davalı kadının ziynet davası yönünden verilen hükme yönelik temyizi ile davalı-davacı kocanın eşya davasının reddi sebebiyle kadın yararına hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
a-Dava konusu edilen ve davacı-davalı kadına ait ziynet eşyalarının davalı- davacı koca adına kocanın ailesinin zilyetliğinde bulunması, ziynetlerin kocadan iadesinin istenmesine engel değildir. Bu sebeple işin esasının incelenmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
b-Davalı-davacı (koca)nın ev eşyalarına ilişkin davasının reddine karar verilmiştir. Reddedilen dava yönünden kendisini bir vekille temsil ettiren davacı-davalı yararına dava konusu değer esas alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi gözetilerek vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2/a-b bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı kadının yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelen boşanma davası ve fer'ilerine ilişkin tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.11.2013 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy