MAHKEMESİ :Büyükçekmece 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :18.12.2012
NUMARASI :Esas no:2011/121 Karar no:2012/1576
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; kusur belirlemesi, davacı kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, boşanma davalarında vekalet ücretinin davanın kabul veya ret durumuna göre takdir edileceğine, kusur dağılım ve derecesinin vekalet ücretine esas alınmasının mümkün bulunmamasına göre davalı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazı yersizdir.
2-Mahkemece davalı koca ağır kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiştir. Toplanan delillerden; tarafların her ikisinin de güven sarsıcı davranışlar içine girdiği ve birbirlerine karşı hakaret ve aşağılama içeren sözler söylediği anlaşılmaktadır. Mahkemece güven sarsıcı davranışın sadece davalı koca tarafından yapıldığı kabul edilmiş ise de, kadının da bu yönde davranışları olduğu kanıtlanmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında; evlilik birliğinin temelden sarsılmasına ve boşanmaya neden olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyle iken, eşine göre davalı kocanın ağır kusurlu kabul edilmesi doğru olmadığı gibi; eşit kusurlu eş yararına tazminatlara hükmedilemeyeceği (TMK.md.174/1-2) halde, yazılı şekilde kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdiri de isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Kanunun 298. Maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden ziynetler hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyizi konu diğer bölümlerin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.21.11.2013(Prş.)