MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 21.11.2013 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Tefhim edilen karar ile gerekçeli karar arasında hükmedilen iştirak nafakası miktarı konusunda açık çelişki vardır.
KARŞI OY YAZISI
Duruşmada tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kararın beşinci bendinde "... aylık 175.00’er TL den toplam 350.00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınıp davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulduğu halde, taraflara tebliğ edilen gerekçeli kararın besince bendinde "...aylık 175.00 er TL den toplam 525.00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, (her ne kadar toplam nafaka miktarı olarak duruşma tutanağında 350.00 TL yazılmış ise de üç çocuk olduğundan toplam aylık nafaka 525.00 TL dir.)" şeklinde hüküm kurularak kısa ve gerekçeli karar arasında aykırılık oluşturulmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.4.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy