MAHKEMESİ :Büyükçekmece 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :26.12.2012
NUMARASI :Esas no: 2011/1778 Karar no:2012/1738
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve ziynet alacağı yönünden; davalı (koca) tarafından ise eşya alacağı, nafakalar ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadının temyiz dilekçesi, davalıya 04.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı koca hükmü katılma yoluyla temyiz süresi olan on günlük süre geçtikten sonra 16.04.2013 tarihli dilekçe ile temyiz etmiştir. Davalının katılma yolu ile temyizi süresinde olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Toplanan delillerle, davalı kocanın Kartal 2. Aile Mahkemesinde açmış olduğu terk nedenine dayalı boşanma davasının reddedildiği ve kararın 26.05.2011 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Terk ihtarını göndermesinin sonucu olarak koca; ihtar tarihinden önceki eşinin kusurlu davranışlarını affetmiş duruma düşmüş, terk ihtarından sonra ise, davacı kadından kaynaklanan kusurlu bir davranışın varlığı ispatlanamamıştır. Bu durumda, eşine şiddet uygulayıp, hakaret eden davalı koca boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurludur. Mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilerek hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacının maddi (TMK.d.174/1) ve manevi (TMK.md.174/2) tazminat taleplerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı kadının ziynet talepleri reddedilmiş ise de; davalı kocanın tanığı Hüseyin Karakaya’nın beyanına göre düğünde takılan küçük altınların bozdurulup harcandığı anlaşılmaktadır. Düğünde takılan takılar kadına ait olup, bilirkişi raporuna göre kadına düğünde 10 çeyrek altın takılmıştır. Mahkemece davacının talebi de dikkate alınarak 7 çeyrek altın yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ziynet talebinin tümüyle reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, davalının temyiz itirazlarının ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 3. nolu bentte oyçokluğuyla, diğer hususlardan oybirliğiyle karar verildi.28.11.2013 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Çeyrek altınların bozdurularak tarafların birlikte tatile gittikleri tanık H.K.nın beyanından anlaşılmaktadır. Davacı kadının bu altınları iade edilmek üzere verdiğini ispatlayamadığı ve altınlarının birlik giderleri için harcandığı belirlendiğinden, yerel mahkemenin ziynetlere ilişkin ret kararının onanması gerektiği düşüncesiyle (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.