MAHKEMESİ :Ankara 7. Aile Mahkemesi
TARİHİ :8.4.2013
NUMARASI :Esas no:2012/591 Karar no:2013/476
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, velayet, diğer taraf yararına takdir edilen tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, yargılama sırasında 14.5.2012 tarihli oturumda verilen ara kararı ile "dava tarihinden geçerli olmak üzere çocukların her biri için aylık 150'şer Lira tedbir nafakası takdir ve tayin edildiği" görülmektedir. Davacı-karşı davalı (kadın) için ara kararı ile tayin edilen bir nafaka mevcut değildir. Durum böyle olunca, nihai hükümde, "çocuklar için yargılama sırasında hüküm altına alınan 300 TL tedbir nafakasının hükmün kesinleşmesine kadar devamına" karar verilmesi gerekirken, ara kararı ile "kadın yararına hüküm altına alınan tedbir nafakasının hükmün kesinleşmesine kadar devamına" şeklinde karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus, temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamış, yanılgıya değinilmekle yetinilmiştir.
2-Davalı-karşı davacı (koca)'nın temyiz itirazlarına gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yargılama sırasında ara kararı ile kadın için tedbir nafakasına hükmedilmediğine göre nihai hükümdeki nafaka ile ilgili ara kararına yapılan atfın, çocuklar için tayin edilen tedbir nafakasına ilişkin bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacı (koca)'nın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin temyiz itirazları da yersiz bulunmuştur.
b-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yetmez, bunun yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (TMK.m.174/2). Mahkemece boşanma sebebi olarak kabul edilen olaylar bu nitelikte değildir. Kadının kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilebilecek başkaca bir hadise de ispatlanamamıştır. Öyleyse davacı-karşı davalı (kadın)'ın manevi tazminat isteğinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan yetersiz gerekçe ile kadın yararına manevi tazminata hükmolunması doğru olmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. maddenin (b) bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 2.maddenin (a) bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.11.2013 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy