MAHKEMESİ :Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :13.03.2012
NUMARASI :Esas no:2009/818 Karar no:2012/185
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesinde yer alan "boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden başlayarak üç yıl geçmesi, bu süre içinde ortak hayatın yeniden kurulamamış olması" sebebiyle boşanmalarına karar verilmiş, karar 04.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Bu karara esas alınan reddedilen boşanma davası, davalı tarafından 09.03.2005 tarihinde açılmış, 27.05.2005 tarihinde feragat sebebiyle reddedilmiştir. Boşanma ile sonuçlanan Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesine dayanan dava da, davalı tarafından 23.10.2008 tarihinde açılmıştır. Boşanmaya yol açan fiili ayrılıkta eşini kovan ve birlikte yaşamaktan kaçınan davalı kusurlu olmakla birlikte, davacının da fiili ayrılık süresi içinde kocasına ağır sözlerle hakaret ettiği ve bundan dolayı ceza mahkemesinde mahkum olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde boşanmaya sebep olan olaylarda davacı da kusurlu olup, taraflardan birini diğerinden baskın kusurlu saymak mümkün değildir. Maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için ise, tazminat talep eden tarafın, boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya az kusurlu olması zorunludur. Boşanmada eşit kusurlu olan taraf tazminat talep edemez. Bu bakımdan davacı yararına maddi (TMK md. 174/1) ve manevi tazminata (TMK md. 174/2) hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacının 8 adet her biri on'ar gram 22 ayar bilezik ve 15 adet çeyrek altın talebi bulunmamaktadır. Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve talepten fazlasına karar verilemez (HMK md. 26/1) Bu nedenle, talep dışına çıkılarak belirtilen bu ziynetler yönünden de kabul kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.09.2013 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy