MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Nafaka-Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 11.04.2013 gün ve 11935-10209 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde,.... Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 219.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 50.45 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi.11.09.2013 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Davalının uzun süredir bir başka kadınla karı koca gibi fiilen birlikte yaşadığı, bir kısım malvarlığını bu kadına devrettiği, bu suretle ailenin ekonomik varlığını tehlikeye soktuğu ve davacıya karşı evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüklerini uzun süredir yerine getirmediği yapılan soruşturma ve toplanan delillerle gerçekleşmiştir. Mahkemece bu olgular tespit edilerek davalıya ait, hükümde gösterilen beş parça taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin davacının rızasıyla yapılmasına karar verilerek, tasarruf yetkisi sınırlandırılmıştır. Davalının serbest tasarrufuna bırakılan başkaca taşınır ve taşınmaz malvarlığı mevcut olduğuna göre, sınırlandırmaya konu malvarlığı değerleri, “ailenin ekonomik varlığının korunması ve evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesini gerektiren ölçüdedir” Bu ölçünün aşıldığı kabul edilemez. Bu bakımdan yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının bu yöne değinen karar düzeltme isteği haklı ve yerinde olup, kabulü ile Dairemizin bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy