MAHKEMESİ :İzmir 10. Aile Mahkemesi
TARİHİ :26.03.2013
NUMARASI :Esas no:2012/358 Karar no:2013/257
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 14.05.2012 tarihinde açılmış,davalı koca dava dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra 11.09.2012 tarihinde delillerini ve tanıklarının isim ve adreslerini içeren cevap dilekçesini mahkemeye sunmuştur. Mahkemece 24.09.2012 tarihinde ön inceleme duruşması yapılmış ve tarafların anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiştir. Aynı gün, tahkikat aşamasına geçilmiş ve davalının cevap dilekçesinin süresinde olmadığı , dilekçeler aşamasının da son bulduğu gerekçeleriyle davalı kocanın 19/07/2012 tarihli dilekçesinde bildirdiği delillerin toplanması talebi reddedilmiştir.Delil, çekişmeli vakıaların ispatı için gösterilir (HMK. md. 187/1). Ön inceleme duruşması yapılmadan, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar belirlenmeden, taraflardan delil listesi sunması beklenemez. Bu itibarla davalının 19/07/2012 tarihli dilekçesinde bildirdiği deliller toplanarak ,davalı tanıklarının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240. ve devamı maddeleri gereğince dinlenildikten sonra , delillerin hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı kocanın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere bozma sonucu yönünden oybirliğiyle, bozma gerekçesi yönünden oyçokluğuyla karar verildi.04.12.2013(Çrş.) KARŞI OY YAZISI
Davalı dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasında (HMK.md.126-136) cevap ve delil (tanık) listesi adıyla bir dilekçe vermiş ise de; bu dilekçe yasal süresinden sonra (HMK.md.127) verildiğinden; usulüne uygun cevap dilekçesi olarak kabul edilemez. Bu durumda davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları inkar etmiş sayılır (HMK.md.128). Artık, davalı "karşı vakıa" ileri sürme imkanını yitirmiştir. Bu nedenle, davalının ön inceleme aşamasından önce bildirdiği delillerinin; davanın inkarına yönelik, yani "karşı ispat" çerçevesinde toplanıp değerlendirilmesi gerekir. Değerli çoğunluğun davalının gösterdiği delillerinin toplanmasına işaret eden bozmasına katılmakla birlikte, delillerin ancak "karşı ispat" çerçevesinde toplanması ve bu sebeple bozma gerekçesinin bu yönde olması gerektiğini düşünüyorum.