MAHKEMESİ :İstanbul 6. Aile Mahkemesi
TARİHİ :13.12.2012
NUMARASI :Esas no:2011/518 Karar no:2012/807
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan tahkikat ve toplanan delillerden, davacı kocanın eşini istemediğini söyleyerek müşterek haneden kovduğu, eşine hitaben "bu belayı başıma nereden sardım; sen ne biliyorsun şimdi seni hırpalarım" şeklinde sözler söylemek suretiyle onu küçümsediği ve güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği; buna karşılık davalı kadının da eşini tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya neden olan olaylarda davacı koca daha ağır kusurlu olmakla birlikte açılan boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. madde koşulları gerçekleşmiştir. Bu yön nazara alınmadan tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan, boşanmaya ilişkin hükmün kusur belirlemesiyle ilgili gerekçesinin düzeltilmek suretiyle onanmasına (HUMK.md.438/son) karar verilmesi gerekmiş davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanmaya yönelik kısmının, kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere l. bentteki düzeltili onama ile 2. ve 3. bentlerdeki bozma yönünden oyçokluğuyla, 4. bentteki bozma yönünden oybirliğiyle karar verildi.27.11.2013(Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Davalı kadının kusuru olarak belirtilen tehdit olayı "ölümle tehdit" olayıdır. Davacı kocanın belirtilen kusurlarının davalının kusurundan daha baskın olduğu söylenemez. Taraflar mahkemenin de belirlediği gibi, eşit kusurludur. Eşit kusurlu eş, diğer eşten boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat alamaz (TMK. md. 174/1-2). Bu sebeple, mahkemenin davalı davalı kadının tazminat taleplerinin reddine ilişkin hükmü isabetli olup onanmalıdır. Değerli çoğunluğun bu yöne ilişkin (2) ve (3) numaralı bentlerdeki bozma görüşüne ve (1) numaralı bentteki kararın kusur gerekçesinin düzeltilerek onanması görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy