MAHKEMESİ :Ankara/Gölbaşı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :08.05.2013
NUMARASI :Esas no:2013/96 Karar no:2013/443
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve koruma kararı talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin, bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları, çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı (TMK md. 184/3) hükmü uygulanmaz (TMK.md. 166/3). Davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine dayalı olarak açılan bir davanın bulunmadığı, tarafların duruşma sırasında boşanmanın mali sonuçları ve müşterek çocuğun durumu hakkında anlaşamadıkları ve tek başına fiili ayrılığın boşanma sebebi sayılamayacağı gözetilmeksizin "evlenme tarihinden dava tarihine kadar asgari yasal sürenin geçmiş olduğu, tarafların ayrı yaşadıkları, davalının boşanmayı kabul ettiği, bu bağlamda Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesindeki temelinden sarsılma karinesinin bu davada gerçekleştiğinden” bahisle açılan davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki hükmün boşanmaya ilişkin bölümü taraflarca temyiz edilmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış sadece yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Davacı kadının temyiz talebine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-6284 sayılı Yasa uyarınca talep edilen koruma kararı isteklerinin reddine ilişkin kararların temyiz kabiliyeti bulunmadığından davacının bu yöne ilişkin temyiz isteğinin REDDİNE,
b-Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvaffakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvaffakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafların açık muvaffakati ve ıslah dışında iddia ve savunmasını genişletemez yahut değiştiremez (HMK md. 141/1). Davacı kadın ön inceleme aşamasında müşterek çocuk için nafaka, kendisi için maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuş, aynı celse duruşmada hazır bulunan davalı tarafından bu isteklerin iddianın genişletilmesi niteliğinde bulunduğu belirtilerek buna muvaffakatinin olmadığı beyan edilmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
c-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın ve 26.10.2009 doğumlu müşterek çocuk İ. E.. yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
d-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK.md.182) Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti temyiz edene tevdi edilen 26.10.2009 doğumlu müşterek çocuk İ. E.. için iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b,c,d bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, davacının 6284 sayılı Kanun uyarınca koruma kararı verilmesi talebinin reddine yönelik temyiz isteğinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.12.2013 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy