MAHKEMESİ :Sincan 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :7.2.2013
NUMARASI :Esas no:2012/179 Karar no:2013/79
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından tazminatlar ve nafakaların miktarları ve vekalet ücreti yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı kocanın ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Toplanan delillerden; davalı-davacı kocanın eşine yönelik fiziksel şiddet içeren eyleminden sonra tarafların barışıp, bir arada yaşadıkları, dolayısıyla kadın tarafından affedilen veya en azından hoşgörü ile karşılanan bu eylemin kocaya kusur olarak yüklenemeyeceği, kocanın, kendi babasının kadına yönelik hakaretlerine sessiz kaldığına dair tanık beyanın da duyuma dayalı olduğu, bu nedenle bu tanık beyanına da itibar edilemeyeceği, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeyen ve eşinin müşterek hane ilgili harcamalarını kısıtlayan davacı- davalı kocanın, maddi meseleler yüzünden sürekli tartışma çıkartan davalı-davacı kadına nazaran, boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olduğu, ancak kocanın bu kusurunun kadının kişilik haklarına bir saldırı teşkil etmediği, davacı-davalı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesinin koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. O halde davacı-davalı kadının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken kabulü isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı-davalı kadının, duruşmadaki kendi beyanı ve dosya içindeki Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre aylık 1366 TL ücretle çalıştığı, düzenli ve sürekli bir gelirinin bulunduğu, bu durumda Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının kadın lehine gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2 ve 3. bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın C.yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran E.verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.28.11.2013 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Taraflar 2008 yılında evlenmiştir. Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı (koca) daha fazla kusurludur. Davacı-davalı (kadın) diğer koşulları gerçekleşmediğinden; yoksulluk nafakası ve manevi tazminat alamayacak durumdadır. O halde, davacı-davalı (kadın) yararına hükmedilen 10.000 TL. maddi tazminat miktarı az/yetersiz olmuştur. Kadın yararına daha fazla/makul miktarda maddi tazminata hükmedilmek üzere, hükmün bu yönden de bozulması gerektiğini düşünüyorum. Değerli çoğunluğun bu yöne ilişkin onama kararına katılmıyorum.