MAHKEMESİ :Yalvaç Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :09.04.2013
NUMARASI :Esas no: 2011/247 Karar no:2013/240
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı (kadın) tarafından; yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ve buna esas alınan kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece; “kadının tanıklarının beyanlarında geçen olaylardan sonra evlilik birliğinin 2011 yılı Ocak ayına kadar devam ettiği, bu nedenle kadının bu olayları hoşgörüyle karşıladığının kabulü gerektiği, bu sebeple artık kocaya kusur yüklenemeyeceği, kadının ise aralarındaki son olayda eşine hakaret ettiği” kabul edilerek, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında koca kusursuz, kadın tam kusurlu bulunmuş, kadının tazminat talepleri ve yoksulluk nafakası isteği bu sebeple reddedilmiştir. Oysa; davacı-davalı (koca)’nın evlilikleri süresince zaman zaman eşine fiziki şiddet uyguladığı, sürekli olarak "geri zekalı, andaval, salak, kanı bozuk” şeklinde sözler sarfetmek suretiyle aşağılayıp hakaret ettiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalı-davacı (kadın)’ın evliliklerinin bozulmaması adına kocanın bu davranışlarına uzun süre katlanmış olması, kocanın bu tutum ve davranışların süreklilik göstermesi karşısında af ve hoşgörü olarak görülemez. Davalı-davacı (kadın)’ın hastaneye gitme meselesinden aralarında çıkan son tartışmada kocasına “şerefsiz, aptal, ahlaksız” şeklindeki hakaretleri ve öncesinde zaman zaman hakarette bulunduğu gerçekleşmiş ise de, bu durum değil “tam kusurlu" olmasını, koca ile aynı oranda kusurlu kabul edilmesine bile yetmez. Gerçekleşen bu olaylara göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda kocanın daha fazla kusurlu olduğu kabul edilmeli ve kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174. maddesi uyarınca uygun miktarda maddi ve manevi tazminat ile aynı Yasanın 175. maddesi gereğince kocanın mali gücü oranında yoksulluk nafakası tayin edilmelidir. Bu hususlar nazara alınmadan kadın tam kusurlu bulunup, maddi ve manevi tazminat isteklerinin ve yoksulluk nafakası talebinin reddedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05.12.2013 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy