MAHKEMESİ :Adana 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :08.04.2013
NUMARASI :Esas no:2009/1195 Karar no:2013/350
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hükmü temyiz etmemiş olan davacı, davalının temyiz dilekçesine verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek velayete ilişkin düzenleme bakımından temyiz isteğinde bulunmuş (HUMK md. 433/2) ise de temyiz harcı yatırılmadığı gibi, dilekçenin temyiz defterine kaydedildiğine ilişkin bir bilgi de bulunmadığından, davacının temyize cevap dilekçesindeki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleşmiş olup, boşanma kararının bu çerçevede verilmiş bulunmasına göre, davalının bu yöne ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
b-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
c-Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK md. 182/2). Hakim bu hususu çocukla ilgili iştirak nafakası talebi olup olmadığına bakmaksızın re'sen gözetlemekle yükümlüdür. O halde velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk için davacının uygun miktarda iştirak nafakası ödemekle yükümlü tutulması gerekirken, bu hususun nazara alınmamış olması doğru olmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. maddenin (b) ve (c) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin yukarıda aynı maddenin (a) bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, davacının katılma yoluyla temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.12.2013 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy