MAHKEMESİ :Görele Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :27.03.2013
NUMARASI :Esas no:2010/139 Karar no:2013/174
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece; boşanmaya neden olan olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; tarafların cinsel organları normal yapıda olmasına rağmen, psikolojik sebeple de olsa evlilik süresi içinde cinsel ilişki kuramadıkları, davalı kadının eşi hakkında "erkekliği yok, öğretememişler" şeklinde beyanda bulunduğu, son olarak davacı kocanın eşini ailesine teslim ettiği ve bir daha arayıp sormadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Boşanmaya sebep olan olaylarda, az önce açıklandığı üzere, davalının daha ağır kusurlu olmadığı gerçekleştiğine göre, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılan davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle kusur belirlemesi ile tedbir ve yoksulluk nafakaları yönlerinden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.04.12.2013(Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy