MAHKEMESİ :Adana(İmamoğlu) Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :13.03.2013
NUMARASI :Esas no:2012/48 Karar no:2013/43
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, manevi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava, Türk Medeni Kanununun 166/4 maddesine dayalı olarak 12.3.2012 tarihinde açılmış ve dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı kadın cevap dilekçesinde yalnızca velayet ve iştirak nafakası talebinde bulunmuş, bilahare ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra 24.9.2012 havale tarihli dilekçesinde kendisi ve müşterek çocuk için 500,00'er TL nafaka ve 100.000,00 TL tazminat istediğini bildirmiştir. Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır (HMK.m.141). Davalı tarafından yoksulluk nafakası ve tazminat talebi ile ilgili olarak usulünce yapılan bir ıslah talebi bulunmamaktadır. Davacı kocanın, davalının 24.9.2012 tarihli dilekçesinde yer alan bu talepleri ile ilgili açık muvafakati da yoktur. O halde; davalı kadının ilk defa tahkikat aşamasında ileri sürdüğü yoksulluk nafakası ve tazminat talebi savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olup, bu taleplerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple yoksulluk nafakası ve manevi tazminat yönlerinden davacı koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.04.12.2013(Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Dava Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesinden kaynaklanan boşanma istemine ilişkindir. Davalı kadının talep etmiş olduğu yoksulluk nafakası ve tazminat boşanmanın eki niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında istenir. Türk Medeni Kanununun 184. maddesi ve yargılama ekonomisi bakımından iddia ve savunmanın genişletilme yasağına tabii olmadığından değerli çoğunluğun 2. bentteki bozma gerekçesine katılmıyor, hükmün onanması gerektiği kanısıyla 2. bentteki bozmaya muhalifim.