MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesi
TARİHİ :17.04.2013
NUMARASI :Esas no:2012/1058 Karar no:2013/266
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Medeni Kanununun 166/4 maddesine dayalı olarak koca tarafından açılan davada mahkemece, davacı kocanın güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği, başka kadınla görüştüğü ve evi terkettiği kabul olunarak tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, fiili ayrılığa esas Şişli 1. Aile Mahkemesi'nin E.20051208-K.2007/278 sayılı dosyasında, kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının, kadının kocadan kaynaklanan kusurlu davranışları affettiği gerekçesiyle reddedildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. İlk davanın reddi nedeniyle, ilk davanın açılmasından önceki olaylara dayalı olarak davacı kocaya bir kusur yüklenemez. İlk davanın açılmasından sonra tarafların biraraya geldikleri iddia edilmediği gibi, fiili ayrılık döneminde kocadan kaynaklanan ve ona kusur olarak yüklenebilecek yeni bir maddi olayın varlığı da kanıtlanamamıştır. Bu durumda; ilk davayı da açarak boşanma sebebi yaratan kadın tamamen kusurludur. Boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu olan eş yararına maddi-manevi tazminat (TMK.m.174/1-2) ve yoksulluk nafakasına (TMK.m.175) hükmolunamaz. Durum böyleyken; mahkemece davacı kocanın tam kusurlu olarak belirlenmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak da davalı kadının maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.04.12.2013(Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Davalı kadın reddedilen ilk davayı açmakla birlikte, boşanmayı sağlayan temyiz incelemesine konu davayı koca açmıştır. O halde, yarattığı boşanma nedeninden kadın değil, davacı koca yararlandığına göre; bu durumun kadına bir kusur olarak yüklenmesi doğru olmayacaktır. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca boşanmaya karar verebilmek için; davalının kusurlu olması gerekmez. Kusur, boşanmanın fer'i sonuçlarından olan mali talepler yönünden değer taşır. İlk dava, kadının kocanın kusurlu davranışlarını affettiği gerekçesiyle reddedildiği ve kararın temyiz incelenmesinden geçerek kesinleştiği doğrudur. Bu durumda, ilk dava reddediliğine göre, ilk davanın açılmasından önceki olaylara dayalı olarak davacı kocaya bir kusur yüklenemeyeceği, ilk davanın reddinden sonra tarafların bir araya da gelmedikleri 3 yıllık fiili ayrılık döneminde de tarafların kusurlu bir davranışlarının kanıtlanmadığı anlaşılmakta ve kendisinden tazminat talep edilen kocanın kusuru bulunmadığına göre kadın lehine tazminat takdirinin doğru olmadığını kabul ediyor ve sayın çoğunluğun bu görüşüne aynen katılıyorum. Ancak, yukarıda açıkladığım gibi, reddedilen ilk davayı açan kadın olmakla birlikte, bundan yararlanıp boşanma elde eden koca olduğuna göre iki tarafta kusursuzdur, yoksulluk nafakası takdirinde kusur aranmaz. (TMK.md.175) Davalı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden hükmün onanması gerektiğini düşünüyor, sayın çoğunluğun kusur ve yoksulluk nafakası yönündeki bozma düşüncesine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy