MAHKEMESİ :Gediz Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :09.04.2013
NUMARASI :Esas no:2012/195 Karar no:2013/196
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından manevi tazminat isteğinin reddi ile maddi tazminat ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı (kadın), tazminat istekleri için faiz talebinde de bulunmuştur. Faiz isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir (HMK.md.26).
4- Mahkemece, davalı kocanın aşırı borçlandığı, eşini ve çocuğunu bu borç yükü ile başbaşa bırakıp ortadan kaybolduğu ve onların bakım ve iaşeleri ile ilgilenmediği belirtilerek boşanmaya karar verilmiştir. Mahkemenin bu kusur belirlemesinin yanı sıra, davalı kocanın gerek kendi borçları nedeniyle ve gerekse davacı eşine çektirdiği krediler nedeniyle dosyaya yansıyan birçok icra takibinin bulunduğu, davacı kadının bu alacaklılarla da uğraştığı da anlaşılmaktadır. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması yanında; boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da gereklidir (TMK.md. 174/2). Yukarıda belirtildiği gibi davalının eşini birçok icra işlemi ile başbaşa bırakıp ortadan kaybolması davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmiştir. Öyleyse, davacının manevi tazminat isteğinin kabulü ile yararına uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde talebinin reddine karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle maddi tazminat miktarı, tazminat isteklerine faiz talebi hakkında karar verilmemesi ve manevi tazminat talebinin reddi yönlerinden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.12.2013 (Salı)