MAHKEMESİ :Ankara 8. Aile Mahkemesi
TARİHİ :25.09.2012
NUMARASI :Esas no:2011/549 Karar no:2012/1292
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma, toplanan deliller ve Mersin 4. Aile Mahkemesinin 2011/1181 esas ve 2012/203 karar sayılı nafaka dosyası kapsamından, davacı kocanın davalıya fiziksel şiddet uyguladığı, davalı kadının da maddi beklenti içerisine girdiği ve evliliği istemediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Hal böyle iken davalının tam kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de, davalının davacı ile aynı oranda kusurlu olduğu gerçekleştiğine ve Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi yerine Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinin yazılmasının maddi hataya dayalı bulunmasına göre verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olup, davalının bu yöne ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. 2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kesinleşen tedbir nafakası dava tarihi arasında davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Davalının yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 26/1).
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle, nafakalar ve tazminatlar yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.09.2013 (Per.)