MAHKEMESİ :Konya 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :09.10.2012
NUMARASI :Esas No:2011/791 Karar No:2012/1034
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 18.04.2013 gün ve 26416-11040 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri yersizdir.
2-Davacı kadın tarafından açılan boşanma davası neticesinde davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş, ancak davacı kadının; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğundan bahisle maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası istekleri reddedilmiştir. Yerel mahkemece verilen karar; davacı kadının temyizi üzerine dairemizce “mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı kocanın geçim ve bakımla ilgili mali konularda birlik görevlerini (TMK md 185/2,186/3) yerine getirmediği, bu nedenle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu, kusur durumu gerekçe gösterilerek davacı kadının maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddinin” doğru olmadığından bahisle bozulmuş, bozma kararı sonrasında davalı koca tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Tek başına birlik görevlerinin ihmali Türk Medeni Kanunun 174/2. maddesi uyarınca manevi tazminatı gerektirmez. Bozma ilamında belirtildiği üzere davalı kocadan kaynaklı davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte bir eylemin varlığı da kanıtlanamamıştır. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı kocanın karar düzeltme isteminin bozma ilamındaki davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine yönelik kesim yönünden kabulüyle dairemizin 18.4.2013 tarih, 2012/26416 esas 2013/11040 karar sayılı bozma ilamının bu bölüm yönünden kaldırılmasına hükmün bu yöndende onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440-442 maddeleri gereğince davalı kocanın karar düzeltme isteminin kısmen kabulüne, davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin Dairemizin 18.4.2013 tarih 2012/26416 esas 2013/11040 karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, hükmün manevi tazminat yönünden ONANMASINA, davalı kocanın diğer karar düzeltme isteklerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi.30.09.2013(Pzt
KARŞI OY YAZISI
Mahkeme davacının manevi tazminat talebini daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle reddetmiştir. Bir eş yararına manevi tazminata hükmedilmek için; kusursuz veya diğerinden daha az kusurlu bulunması yanında; yükümlü tutulacak eşin boşanmaya sebep olan kusurlu davranışının talep eden eşin kişilik haklarına saldırı teşkil etmesi gerekir (TMK.md.174/2). Mahkemenin boşanma sebebini oluşturan davacı kocanın belirlenen kusurlu davranışının manevi tazminat talep eden eşin kişilik haklarına saldırı teşkil edip etmediği konusunda bir değerlendirmesi yoktur. Manevi tazminat talebi, sadece kusur derecesi gözetilerek reddedilmiştir. Mahkeme bozmadan sonra bozmaya uysa bile, bundan "manevi tazminat ver" sonucu çıkmaz. Yükümlü eşin boşanma sebebi olarak belirlenen davranışının kişilik haklarına saldırı teşkil edip etmediğini değerlendirip, yine manevi tazminat talebini reddedebilir. Açıkladığım nedenle, karar düzeltme isteğinin reddi gerektiğini düşünüyorum.
Full & Egal Universal Law Academy