MAHKEMESİ :Pendik 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :28.09.2012
NUMARASI :Esas no:2010/749 Karar no:2012/972
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, koca tarafından kadının davasının kabulü ile kusur belirlemesi, manevi tazminat isteğinin reddi ve kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-davalı kocanın eşini ailesi ile yaşamaya zorlayarak, ona bağımsız konut temin etmediği; davalı-davacı kadının ise birlik görevlerini ihmal ettiği ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda iki taraf da kusurlu olmakla birlikte; davalı-davacı kadının daha ziyade kusurlu olduğunun; gelişen bu olaylar karşısında, evliliğin devamında korunmaya değer yarar kalmadığının ve kadının davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekir. Durum böyle iken yerel mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; davalı-davacı kadının davasında verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan davacı-davalı kocanın, davalı-davacı kadının boşanma davasının kabulüne dair temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK md.438/son) ve davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan bu yöne ve diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıdaki bentte açıklandığı gibi boşanmada davalı-davacı kadın daha ağır kusurlu olduğuna göre; boşanma yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı-davalı koca yararına tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları ile kusur dereceleri dikkate alınarak uygun miktarda manevi (TMK.m. 174/2) tazminat takdiri gerekirken, davacı-davalı kocanın bu isteğinin reddedilmesi doğru olmamıştır.
3-Boşanmaya sebep olan olaylarda, davalı-davacı (kadın)'ın ağır kusurlu olmasına ve bu sebeple kusura ilişkin koşulu oluşmadığı halde, davalı-davacı (kadın) yararına yoksulluk nafakasına (TMK md. 175) hükmedilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple kadının davasında verilen boşanma kararının kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.12.2013 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy