MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat isteği, velayet ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere yoksulluk nafakası yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. 09.12.2013 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri doğrudur. Ne var ki, davalı-davacı (kadın), dava tarihinde bir başka erkekle yaşamaktadır. Bu erkekten dava sırasında ayrılmıştır. Dava tarihinde başka bir erkekle fiilen evliymiş gibi yaşamakta iken dava sırasında bu erkekten ayrılmış olması, kadın lehine yoksulluk nafakası takdirini gerektirmez. Nafaka alacaklısının bir başka erkekle evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşamasını, nafakanın kaldırılması sebebi kabul etmiş (m. 176/2) olan Yasakoyucunun, boşanma davasının başında bir başka erkekle karı koca gibi birlikte yaşıyorken, dava sırasında bundan da ayrılarak baba evine dönmüş olana, boşanmada kusuru daha ağır olmasa ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olsa bile, yoksulluk nafakası verilmesini amaçladığı kabul edilemez. Bu bakımdan davalı-davacı (kadın) yararına yoksulluk nafakası tayin edilmesi doğru değildir. Hükmün bu yönden bozulması gerektiği düşüncesiyle onama kararına bu yönüyle katılamıyorum.
KARŞI OY YAZISI
Tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları doğru ise de; davalı-davacı (kadın) nın dava tarihinde ... isimli bir başka şahısla birlikte yaşadığı anlaşılmaktadır. Bir başkasıyla birlikte yaşayan kadının yoksulluk nafakası talebi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup dürüstlük kuralına da aykırıdır (MK. md.2). Bu sebeple hükmün yoksulluk nafakası yönünden bozulması gerektiğin düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy