MAHKEMESİ :Ümraniye 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :03.04.2012
NUMARASI :Esas no:2010/991 Karar no:2012/428
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava,evlenmenin butlanına ilişkin olup, Cumhuriyet Savcısı tarafından re'sen açılmıştır.Cumhuriyet Savcısı kanunda açıkça öngörülen hallerde hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır (HMK. md. 70/1). Karar verilen 3.4.2012 tarihli son celseye Cumhuriyet Savcısı iştirak etmemiştir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkindir. Kamu adına mutlak butlan sebebine dayalı olarak evliliğin iptali isteminde bulunan Cumhuriyet Savcısının (TMK. md. 146/1) duruşmalara katılımı sağlanmadan yargılama yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Haklarında evlenmenin iptali davası açılan davalılar H.B.ve Ş.n Btemyiz dilekçelerinde, mahkemece verilen süre uyarınca Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/205 esas sayılı dosyasında nüfus kayıt tashihi davası açtıklarını beyan etmişlerdir. Davalılarca açıldığı belirtilen nüfus kayıt tashihine dair dava evlenmenin butllanına ilişkin davanın sonucunu etkileyeceğinden, mahkemece yapılacak iş; nüfus kayıt tashihine yönelik davayı bekletici mesele yapmak ve bu davada hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Bu yönde işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de;
Dava, Cumhuriyet Savcısı tarafından açılan evlenme engeli bulunan şahısların (TMK.md.129) evliliğinin Türk Medeni Kanununun 145/4. maddesi gereğince mutlak butlan sebebiyle iptaline ilişkin olup, nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde bulunmadığı gibi dava sonucu verilecek iptal hükmünün nüfusa tescil edilecek olması da nüfus idaresinin hasım olarak gösterilmesini gerektirmez. Bu nedenle, Nüfus Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerekirken, bu hususun dikkate alınmamış olması da usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 23.09.2013 (Pzt.
KARŞI OY YAZISI
Dava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. Mad. 145/4) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanarak Cumhuriyet savcısı tarafından açılmıştır.
Mahkemece duruşma günü davayı açan Cumhuriyet savcılığına usulüne uygun tebliğ edilmiş, Cumhuriyet savcısı önceki duruşmalara davacı sıfatıyla katıldığı halde, karar verilen 03.04.2012 tarihli son celseye katılmamıştır. Mahkemece davalılarda duruşmaya katılmadığı halde tarafların yokluğunda yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin, davanın davacısı sıfatında bulunan Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılımını sağlamak gibi bir görevi bulunmamaktadır. Mahkemenin görevi duruşma gününü davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ etmektir.
Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu hukuk davasının duruşmasında hazır bulunmak zorundadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70. maddesinde de “Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hallerde, hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır” hükmüne yer verilmiştir. Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu bir hukuk davasının duruşmasına gelmezse, davalı/davalılar, dosyanın işlemden kaldırılmasını (HMK.mad. 150/1) veya tahkikata Cumhuriyet savcısının yokluğunda devam edilmesini isteyebilir.
Cumhuriyet savcısı tarafından davaname ile açılan evliliğin iptali davaları nüfus davası olarak nitelendirilemeyeceğinden, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 30/d bendi kapsamında da değildir.
Cumhuriyet savcısının açtığı hukuk davasının duruşmalarına gelmemesinin müeyyidesi, davalı/davalılar tarafından takip edilmesi halinde Cumhuriyet savcısının yokluğunda görülmesi, taraflarca takip edilmemesi halinde ise dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Mahkemenin, duruşmaya gelmeyen Cumhuriyet savcısını duruşmaya getirmek için zor kullanma yetkisi söz konusu değildir. (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul .2001 sh. 856)
Taraflarca takip edilmeyen davanın HMK'nun 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılması ve yasal süre içerisinde yenilenmemesı halinde de açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini düşündüğüm sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy