MAHKEMESİ :Ankara l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :1.4.2013
NUMARASI :Esas no:2012/353 Karar no:2013/415
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle toplanan delillerden; davalı-davacı kocaya kusur olarak atfedilen tehdit ve hakaret içeren davranışların, davadan sonra meydana geldiğinin ve hükme esas alınamayacağının, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşinin ailesiyle görüşmesini istemeyen ve babasının evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalan davalı-davacı kocanın tam kusurlu olduğunun anlaşılmasana göre, kocanın aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusursuz veya diğer taraftan daha ağır kusurlu olmamak kaydıyla kusurlu olandan manevi tazminat İsteyebileceğini öngörmüştür. Yukarıda birinci bentte açıklandığı gibi davadan sonraki tehdit ve hakaret eylemleri bu davada koca için kusur olarak kabul edilemiyeceğine ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan diğer olayların ise davacı- davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmamasına göre davacı-davalı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Toplanan delillerden, velayeti davacı- davalı anneye verilen 29.8.2012 doğumlu B. I..ile davalı-davacı baba arasında çocuğun okula başlayacağı döneme kadar kurulan kişisel ilişki yetersiz olup, çocukla baba arasında sevgi ve güven duygularının gelişmesine engel olacak niteliktedir. Babalık duygularının tatmini ve çocuğun kişisel gelişimi için ayın belli hafta sonlarında yatılı da kalacak şekilde kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.12.2013 (Pzt.)