MAHKEMESİ :Ergani Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :28.05.2013
NUMARASI :Esas no:2012/353 Karar no:2013/430
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan yargılama, toplanan delillerden, davacı-davalı kocanın eşini ailesi ile birlikte oturmaya zorladığı, ailesinin baskısına sessiz kaldığı, davalı- davacı kadının ise eşini istemediğini söylediği, hakaret ettiği, başkasını sevdiğini söylediği, boşanmaya neden olan olaylarda kusurun ağırlığının davalı-davacı kadında bulunmakla birlikte, davalı-davacı kadının boşanma davası yönünden de Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı kadın da dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-davacı kadının boşanma davasının da kabulü ile boşanmaya (TMK. md. 166/2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davalı-davacı kadının davasının reddi doğru olmamıştır.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı (kadın) yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Davalı-davacı kadın birleşen dava dilekçesinde ziynet eşyası talebinde de bulunmuştur. Başvurma harcı dava dilekçesindeki bütün istekleri kapsar. Davalı-davacı kadına ziynet alacağı ile ilgili nispi harcı tamamlanması için süre verilmesi ( Harçlar Kanunu md. 30 - 32 ) harç tamamlandığı takdirde davanın esasına girilerek sonucu uyarınca karar verilmesi, harç tamamlanmadığı takdirde ise anılan Yasanın 32. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde işlem yapılması gerekirken, bu yön gözetilmeden ziynet eşyası alacağı ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1, 2, 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı kocanın boşanma davası ve fer'ileriyle ilgili yeniden hüküm kurulacağından bu yönlere ilişkin temyizin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.12.2013 (Pzt.)