MAHKEMESİ :Elmalı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :02.11.2011
NUMARASI :Esas no:2006/40 Karar no:2011/208
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası, vekalet ücreti ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda: davacı-davalı koca Elmalı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2006/26 esasında Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi gereğince boşanma davası açmış, davalı-davacı kadın ise 27.2.2006 tarihinde ziynet alacağı talepli karşı dava açıp kocanın boşanma davasına cevap mahiyetinde Türk Medeni Kanunun 174/1-2 ve 175. maddeleri gereğince tazminat ve nafaka taleplerinde bulunulmuştur. Yerel mahkemece 7.3.2006 tarihli celsede davacı-davalı kocanın boşanma davasının Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı olduğu, bu nedenle bu davada kusur incelemesi yapılamayacağımdan bahisle davalı-davacı kadının karşı ziynet alacağı, nafaka ve tazminat istemleri yönünden davanın tefrikine karar verilmiş, verilen karar uyarınca davalı-davacı kadının karşı davasına ilişkin dosya Elmalı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2006/40 esasına kaydedilmiştir. Mahkemece davacı-davalı kocanın boşanma davasının yargılaması neticesinde tarafların Türk Medeni Kanunun 166/son maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiş, verilen karar davalı-davacı kadının temyizi üzerine dairemizin 13.12.2006 tarih 2006/11077 esas 2006/17469 karar sayılı ilamıyla boşanmaya ilişkin bölümler yönünden onanmış, temyiz konusu diğer bölümler yönünden ise "kadının karşı davası sadece ziynet eşyalarına ilişkin olup harç da sadece ziynetler yönünden yatırılmıştır. Kadının cevap dilekçesinde istemiş olduğu Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi kapsamındaki maddi ve manevi tazminatlar ile Türk Medeni Kanununun 175. maddesine göre istenen yoksulluk nafakası boşanmanın eki niteliğindedir. Kadının bu talepleri yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken ziynetlere dair dava ile tefriki doğru değildir" şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemenin 2007/50 esasına kaydolunan dava dosyası 5.6.2007 tarih 2007/50 esas 2007/107 karar sayılı ilamla 2006/40 esas sayılı bu dava dosyası ile birleştirilmiş ve yapılan yargılama neticesinde temyize konu karar verilmiştir.
Davalı-davacı kadının temyiz istemine hasren yapılan incelemeye gelince;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan manevi tazminat (TMK.md.174/2) isteminin reddine dair temyiz itirazı Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi uyarınca kendisinin kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte bir boşanma sebebi bulunmadığından aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz istekleri yersizdir.
2-Toplanan delillerden; redle sonuçlanan ilk boşanma davasını açan, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalan davacı-davalı kocanın, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen kusurlu kabul edilmesi gerekir. Davalı-davacı kadına yüklenebilecek bir kusurlu davranış da kanıtlanamamıştır. Durum böyle iken; davalı-davacı kadının kusurlu, davacı-davalı kocanın ise kusursuz bulunması doğru olmadığı gibi; davalı-davacı kocanın kusurunun ispatlanamadığından söz edilerek davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanunun 174/1. maddesi kapsamında kalan maddi tazminat isteğinin reddi de isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası istemi hakkında, gerek bu davanın dayanağını oluşturan Elmalı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2006/26 esas sayılı dosyasında, gerekse bu dava dosyasında olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmadığı halde; "daha önceki mahkeme kararan ile yoksulluk nafakasının miktarı arttırıldığından yeniden arttırılmasına yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4-Davacı-davalı koca cevap dilekçesiyle (2) adet ince bileziğin araç koltuklarının yaptırılması amacıyla bozdurulduğunu ikrar etmiştir. Davacı-davalı kocanın bu beyanı karşısında (2) adet ince bilezik yönünden dava kanıtlandığından; davalı-davacı kadının karşı ziynet alacağı davası yönünden (2) adet ince bilezikle sınırlı olarak talebin kısmen kabulüne karar vermek gerekirken bu ziynetler yönünden de davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır. 5-Kabule göre de; bozma ilamından da anlaşılacağı gibi, davalı-davacı kadının reddedilen tazminat istekleri Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi kapsamında olup boşanmanın eki niteliğindedir. Boşanmanın eki niteliğindeki bu taleplerin kabul veya reddi halinde taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilemez. Durum böyle iken reddedilen tazminat talepleri yönünden davacı-davalı koca yararına vekalet ücreti taktiri de isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre reddedilen ziynet alacağına ilişkin vekalet ücreti konusundaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA,temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.09.2013 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy