MAHKEMESİ :Kula Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :07.02.2013
NUMARASI :Esas no:2012/133 Karar no:2013/32
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma ve ziynet alacağı" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından, velayet yönünden; davalı-karşı davacı (kadın) tarafından ise, her iki boşanma davası, ziynetler ve boşanmaya bağlı fer'i talepler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece “kocanın davasının kabulüne, karşı boşanma davasının reddine” karar verilmiş, davacı-karşı davalı (koca) kusursuz, kadın kusurlu bulunmuştur. Davalı-karşı davacı (kadın)’ın kusuru olarak da, baba evine bayram ziyareti için gittiği bir daha dönmediği gösterilmiştir. Oysa davacı-karşı davalı (koca)’nın eşine ve çocuğuna fiziki şiddet uyguladığı ve haklı sebep olmadığı halde eşinin ailesiyle görüşmesine izin vermediği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı (kadın)’ın baba evine gidip geri dönmemesi, birlikte yaşamaktan ve evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerinden kaçınma amacıyla olmadıkça, kusur olarak kabul edilemez ve bu hal tek başına kocaya dava açma hakkı vermez. Bu bakımdan, evlilik birliğinin kocanın yukarıda açıklanan kusurlu tutum ve davranışları sonucu temelinden sarsıldığı, kadına atfedilebilecek herhangi bir kusurun gerçeklemediği görülmektedir. O halde, koca tarafından açılan boşanma davasının reddine, kadının karşı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına (TMK.md.166/1) karar verilmesi gerekir. Bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. 2-Davalı-karşı davacı (kadın), karşı boşanma davasına ilişkin dilekçesinde adet ve cinslerini saydığı ziynetlerinin aynen iadesini veya yargılama sırasında tespit edilecek bedellerinin yasal faiziyle birlikte diğer taraftan tahsiline karar verilmesini de istemiş, dava sırasında bu talebiyle ilgili nispi peşin harç noksanlığını da tamamlamıştır. Bu durumda toplanan deliller değerlendirilerek, ziynetlerin esasıyla ilgili olumlu veya olumsuz bir hüküm tesisi gerekirken, “usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir dava olmadığından” bahisle yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 1. bentteki bozma sebebine göre, davalı-karşı davacı (kadın)'ın boşanmanın fer'ilerine ilişkin temyiz itirazlarının ve davacı-karşı davalı (koca)'nın velayete ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.09.2013 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy