MAHKEMESİ :Eskişehir 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :22.11.2012
NUMARASI :Esas no:2012/239 Karar no:2012/828
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.03.06.2013
KARŞI OY YAZISI
Yerel mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu emredici hükümlerini uygulamamıştır. Şöyle ki;
1-Tarafların anlaşıp anlaşamadıkları hususlar belirlenmemiştir. (HMK.md.140/1)
2-Tutanak düzenlenerek taraflarca imzalanmamıştır. (HMK.md.140/3)
3-Tahkikata geçildiği açıklanmadığı gibi Türk Medeni Kanununun 147/2. maddesi hükmündeki uyarı yapılmamıştır.
4-Çekişmeli vakıalar belirlenmeden tanık dinlenemeyeceği halde ön inceleme duruşmasında tanıklar dinlenmiştir.
5-Sözlü duruşmanın gereği olan HMK. 184. maddesi hükmü uygulanmamıştır.
Yerel mahkemenin 11.04.2012 tarihinde açılan boşanma davasında Hukuk Muhakemeleri Kanununun emredici hükümlerini uygulamaması Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi hükmüne açık bir aykırılık oluşturmaktadır.