MAHKEMESİ :Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :5.12.2012
NUMARASI :Esas no: 2008/101 Karar no:2012/398
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan bükümlere göre belirlenir. (4722 S.K md.17) Davacı öncelikle 27.10.2004 tarihli 8488 yevmiye nolu vasiyetnamenin iptalini ve ıskat nedenlerinin bulunmadığını ileri sürmüştür. Mirasbırakan A. vasiyetnamesinde mirasçılıktan çıkarma sebeplerini açıklamıştır (TMK.md.510/2). Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin itiraz etmesi halinde bu sebeplerin varlığının ispatı, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer (TMK:md.512/2). Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir (TMK.md.512/3).
Mirasbırakan yaptığı vasiyetnamede mirasçılıktan çıkarma sebeplerini göstermiştir. Gösterdiği sebebe ilişkin mirasbırakanın açık bir yanılgıya düştüğüne ilişkin bir delil bulunmamaktadır. İspat yükü kendisine düşen davalılar, gösterilen sebebin doğruluğunu kanıtlayamamışlardır. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 512/3. maddesi uyarınca; mirasçılıktan çıkarmanın (iskatın) mirasbırakanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacının saklı paylarını isteyebileceği gözetilmeden isteğin tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Yasal mirasçılardan Ş.10.7.2008 tarihli celsede davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Kabul davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. İradeyi sakatlayan hallerin varlığı dışında kabul beyanından dönülemez. Son oturumda davalı Ş.'un kabul beyanı sırasında iradesinin fesada uğradığına yönelik bir iddia ileri sürmeden, kabul beyanından dönerek davanın reddini istemesi hukuki sonuç doğurmaz. Davacının açtığı davanın davalı Ş.yönünden kabulü gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün/îçinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyhjp/ığiyle karar verildi. 04.11.2013 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy