MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :İpoteğin Kaldırılması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 09.07.2013 gün ve 394-19535 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 219.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 50.45 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi. 31.10.2013 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Lehine ipotek tesis edilen banka tacirdir. Her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli hareket etmekle yükümlüdür (TTK m .20/2). Bu yükümlülük, alacağına teminat olarak gösterilen konutun hukuki ve fiili durumunu bilmeyi de gerektirir. Kendisinden beklenen bu özeni göstermeyen iyiniyet iddiasında bulunamaz (TMK md. 3/2). Kanunen iyiniyet iddiasında bulunmayacak olanın kötüniyetli olduğunun diğer tarafa ispat ettirilmesine de lüzum yoktur (14.02.1951 tarihli 17/1 sayılı iç. bir. kr.). Bu bakımdan davalı bankanın kazanımı korunamaz. Kaldı ki, davalı bankanın ipotek tesisinden önce eksperini konuta gönderdiği ve konutun "aile konutu" olduğunu bu yolla öğrendiği de dosya kapsamıyla bellidir. Bu sebeplerle davacının karar düzeltme talebi haklı ve yerinde olup, kabulü ile bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmelidir. Açıklanan sebeple sayın çoğunluğa katılmıyorum.
KARŞI OY YAZISI
Mahkeme kararının yasaya, yasanın yapılış amacına ve hakkaniyete uygun olduğu görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy