MAHKEMESİ :İstanbul 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :15.11.2012
NUMARASI :Esas no:2011/458 Karar no:2012/802
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.10.2013 günü davalı karşı davacı A.Y. ile vekili Av. M.S.ve karşı taraf temyiz eden davacı karşı davalı D. Y. ile vekili Av. A.K.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı (kadın)'ın kendi davasının kabulü gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı (koca)'nın temyiz itirazlarına gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı (koca)'nın aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı (kadın)'ın bir başka erkekle olağandışı görüşmeler yaptığı, bir alışveriş merkezinde birlikte görüldüğü, bu suretle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, kocanın karşı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına (TMK. md. 166/1) karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
c)Tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın satın alma gücüne ve nafakanın niteliğine göre, davacı-karşı davalı (kadın) yararına takdir edilen tedbir nafakası fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak daha uygun miktarda tedbir nafakası tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. maddenin (b) ve (c) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1. ve 2. maddenin (a) bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 990.00 TL. vekalet ücretinin D.alınıp Aytekin'e verilmesine, aşağıda yazılı harcın D.yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran A. geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.08.10.2013 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy