MAHKEMESİ :Gaziantep l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :04.10.2012
NUMARASI :Esas no:2012/412 Karar no:2012/816
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
l-Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakmeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra 18.05.2012 tarihinde ikame edilmiştir. Davalı, dava dilekçesine cevap vermemiş, mahkemece; ön inceleme aşamasına (HMK.m. 137-142) geçilmiş, ön incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verilerek davalıya ön inceleme duruşmasına çağrı davetiyesi tebliğ edilmiş; ancak, davalı taraf belirlenen ön inceleme duruşmasına gelmemiştir. Mahkemece ön inceleme duruşmasında, ön inceleme duruşmasının bittiği ve tahkikat aşamasına geçildiği hususu belirtilmemiş, takip edep celse davacının tanıkları dinlenerek yargılamaya son verilmiştir. Ön inceleme aşamasında çekişmeli hususlar belirlenip tahkikat aşamasına geçilmeden tanık dinlenemez (HMK md. 137/2). Mahkemece çekişmeli hususlar belirlenip (HMK. md. 140/3) ön inceleme duruşmasının bittiği tespit edildikten sonra tarafların tahkikat duruşmasına davet edilmesi zorunludur (HMK md 147). Bu yasal zorunluluğun gereği yapılıp, davalının tahkikat duruşmasına katılmasına olanak sağlanmaksızın, ön inceleme duruşması sırasında davacı tanıkları dinlenerek davanın esası hakkında hüküm kurulması; davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK md. 27) aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
2- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere (2.) bentteki bozma sebebinde oybirliğiyle, (1.) bentteki bozma sebebinde ise oyçokluğuyla karar verildi.28.05.2013 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Dinlenen davacı tanıklarının beyanları, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizliği kabule elverişli değildir. Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren ciddi sebep ve deliller bulunmamaktadır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun yukarıda birinci bentte gösterilen bozma görüşüne katılmıyorum.
KARŞI OY YAZISI
Usule ilişkin bozma yapılabilmesi için, yapılan usulü yanlışlığın hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir. Mahkeme yargılama kesitlerine uymayıp, ön inceleme aşamasında davacının gösterdiği tanıkları dinleyip, tahkikat aşamasına geçmeden davayı esastan kabul etmişse de hükmü davalı temyiz etmiştir. Davacı tarafından gösterilip mahkemece toplanan delillerle, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca açılan davada boşanma sebeplerinin varlığı kanıtlanamamıştır. Davalının az bile olsa kusuru da kanıtlanamadığından; davada Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları da oluşmamıştır. O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekir. Artık ön inceleme aşamasının usulünce tamamlanıp, tahkikat aşamasına geçilmesinde ve davalıya delil bildirme imkanı tanınmasında davalının hukuki yararı bulunmaktadır. Usulü sebeplerle yapılacak bozma esasa ilişkin olarak verilecek kararı etkilemeyeceği ve bu sebeple davalının hukuki dinlenilme hakkı (HMK. md. 27) ihlal edilmiş olmayacağından; hükmün davanın esastan reddine karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşüncesindeyim. Hüküm, dava esastan reddedilmek üzere bozulmalıdır. Davalının temyizde yararı bu noktadır.
Full & Egal Universal Law Academy