MAHKEMESİ :Eskişehir 1.Aile Mahkemesi
TARİHİ :18.07.2013
NUMARASI :Esas no:2013/425 Karar no:2013/622
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından; kocanın karşı davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemenin ilk hükmünde "kadının davasının reddine, kocanın karşı davasının kabulüne, velayetin babaya verilmesine, iştirak nafakası takdirine yer olmadığına ve kadın tam kusurlu olduğundan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddine” hükmedilmiş, bu karar davacı-karşı davalı kadının temyizi üzerine Dairemizin 16.4.2013 gün ve 2012/10417 esas ve 2013/10711 karar sayılı ilamı ile "...mahkemece belirlenen davacı-karşı davalı kadının kabul edilen kusurları yanında, evliliğin bittiğini söyleyen, ev kirasını ödemeyen, karısına "ihtiyaçlarını ailen gidersin" demek suretiyle birlik görevlerini yerine getirmeyen davalı-karşı davacı kocanın da kusurlu olduğu ve davacı-karşı davalı kadının da boşanma davasının kabulü ile kadın yararına tedbir nafakasına (TMK md.169) hükmedilmesi gerektiği” ) gerekçesi ile bozulmuş, mahkeme tarafından bozma ilâmına uyulmuş ve "her iki boşanma davasının kabulüne, kadın yararına 200 TL. tedbir nafakasına, kadın ağır kusurlu olduğundan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddine ve velayet, şahsi ilişki ve iştirak nafakası yönünden kurulan hüküm bozma sebebi yapılmadığından bu hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerektiği halde, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak da, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru görülmemiştir.
3-Mahkemenin 26.1.2012 tarihli ilk kararı, Dairemiz tarafından “ davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının da kabulü ile kadın yararına tedbir nafakasına (TMK md.169) hükmedilmesi gerektiği” yönlerinden bozulmuş, bozma sebebine göre davalı- karşı davacı kocanın kabul edilen boşanma davası ile sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizin bu bozma ilamı ile mahkemece verilen ilk hüküm tamamen ortadan kalkmıştır. Ne var ki, mahkemece bu yön nazara alınmaksızın bozma ilamında inceleme dışı bırakılan "Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası" yönlerinden hüküm bozulmadığından bahisle bu konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece yapılacak iş velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası talepleri hakkında yeniden hüküm kurmaktan ibaret olup, bu hususlarda yeniden hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakası, velayet ve kişisel ilişki yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.12.2013 (Pzt.)