MAHKEMESİ :İskilip Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :19.06.2012
NUMARASI :Esas no:2011/2 Karar no:2012/213
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; tamamına yönelik olarak, davacı tarafından ise; harç yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacının katılma yoluyla temyiz isteğinin temyiz defterine kaydı ve harcı bulunmadığından incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalının tazminat davasına yönelik temyizinin incelenmesinde;
Davacı boşanma kararının kesinleşmesinden sonra (TMK.md.178) boşanmada davalının kusuru nedeniyle Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat talep etmiş mahkemece kabul edilmiştir.
Tarafların boşanmalarına ilişkin İskilip Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2008/256-2009/239 karar sayılı dosya da davacının 18.08.2008 havale tarihli dava dilekçesinde davalı kocadan tazminat talep etmediğini açıklamıştır. Davacı Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesi anlamında tazminat isteklerinden boşanma dava dilekçesiyle feragat ettiği halde davacı yararına maddi ve manevi tazminata karar verilmesi doğru değildir.
3-Davalının ziynet alacağına ilişkin temyizinin incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davalının 13.01.2011 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu ziynetlerin bozdurulduğu beyanı karşısında aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazı yersizdir.
b-Davacı dava konusu ziynetler için dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 5000 TL talep etmiş, bu isteğini 27.01.2012 tarihinde ıslah ederek 10.860 TL'ye çıkarmıştır.
Hüküm altına alınan 9.100 TL ziynet alacağının 5000 Liralık kısmı için dava tarihinden, bakiyesi için ise ıslah tarihi olan 27.01.2012 den itibaren faize karar verilmesi gerekirken hüküm altına alınan miktarın tamamına dava tarihinden itibaren fazi yürütülmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3/b bentlerinde gösterilen sebeplerle maddi-manevi tazminat ve ziynet alacağının faizi yönünden BOZULMASINA, 3/a bendinde gösterilen sebeple ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden ONANMASINA, bozma sebebine göre davalının maddi ve manevi tazminata ilişkin vekalet ücretine yönelik temyiz isteklerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacının katılma yoluyla temyiz isteğinin ise 1. bentte gösterilen sebeple incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere maddi ve manevi tazminat yönünden oyçokluğuyla diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.05.12.2013(Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Davacının, boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde; "davalıdan nafaka ve tazminat talep etmediğini" ifade etmiş olması, bu haklarından feragat ettiğini göstermez. Bir beyanın "haktan feragat" olarak kabul edilebilmesi için, beyan sahibinin bu iradesini açık, kesin ve duraksamasız olarak ortaya koyması gerekir. Bu nitelikte değilse, "haktan feragat" olarak değerlendirilemez. Davacının beyanı böyle değildir. Oradaki beyan, tazminat hakkından ilanihaye vazgeçildiğini göstermez, "evliliğin sona ermesinde davalı kusurlu" olduğuna ve bu husus kesinleşen boşanma kararıyla hükmen belirlendiğine göre, davacı yararına Türk Medeni Kanununun 174/1. ve 2. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu bakımdan sayın çoğunluğun, maddi ve manevi tazminatla ilgili yukarıda (2.) bentte gösterilen bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy