MAHKEMESİ :Uzunköprü 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :08.01.2013
NUMARASI :Esas no:2011/428 Karar no:2013/6
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın 26.09.2011 tarihli dava dilekçesi ile boşanma davası açmış, ziynet alacağı talebinde bulunmamıştır. Davacı kadın vekili 26.12.2011 tarihinde ıslah dilekçesi sunarak 1 adet set, 5 adet bilezik, 10 adet küçük altının aynen, olmadığı takdirde bedeli olan 8.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Islahla önceki talep tamamen değiştirilebilir, genişletilebilir, ancak ıslah yoluyla mevcut davayla bağlantılı olmayan yeni bir talep eklenemez. O halde, davacının usulüne uygun olarak açılmış ziynet alacağı davası olmadığından, ziynetlerle ilgili talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.12.12.2013(Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı kadın eşine karşı önce boşanma davası açmış daha sonra usulüne uygun şekilde yaptığı ıslah ile boşanma talebine ziynet alacağı talebini de eklemiştir.
Değerli çoğunluk eşlerden birinin eşine boşanma davası açtıktan sonra ıslah ile ziynet alacağı talebini ekleyemeyeceğini ileri sürmektedir. Ne var ki bu iddialarına dayanak bir usul hukuku normuna atıf yapamamaktadırlar.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 110. maddesi hükmüne göre davacı aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir.
Davacı eşin yaptığı işlem ıslah dilekçesi ile "davaların yığılması" diğer bir deyişle objektif dava birleşmesini sağlamaktır.
Davayı TAMAMEN ıslah hakkı bulunan (HMK.m.180) davacıya ıslah ile objektif dava birleşmesini sağlayamazsın demek Hukuk Muhakemeleri Kanununun madde 110 ve 180 hükmünü YOK SAYMAK demektir.
Kaldı ki objektif dava birleşmesi için talepler arasında hukuki veya akçalı bir bağ bulunması bile şart değilken davacının ıslaha ilişkin yasal hakkını kullanmasını engellemek hukuki dinlenilme hakkına, adil yargılanma ilkesine ve usul ekonomisi ilkesine APAÇIK bir aykırılık oluşturmaktadır.
Değerli çoğunluğun yorumuna katılabilmeme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. madde hükmü izin vermemektedir.
Full & Egal Universal Law Academy