MAHKEMESİ :Malatya 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :11.06.2013
NUMARASI :Esas no:2012/303 Karar no:2013/387
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı, kayınvalidesiyle birlikte oturduğu eve davet edilmiştir. Davet edildiği konutta davacı ihtar süresinde ve halen annesiyle birlikte oturmaktadır. Davalının terkten önce de aynı konutta kayınvalidesiyle birlikte oturmuş olması, başlangıçtaki bu iradesini geri alamayacağı anlamına gelmez. Davalının eşi ve çocuklarıyla aile birliğini maddi ve manevi bağımsızlığı olan bir konutta sürdürme isteği meşru ve haklı bir istektir. Oturacakları konut konusunda eşiyle uyuşmazlığa düştüğünü belirterek Türk Medeni Kanununun 195'nci maddesinin tanıdığı yasal imkandan yararlanmamış ve bu hususta hakimin müdahalesini istememiş olması da davalının dönmemekte haklılığını ortadan kaldırmaz. Bu bakımdan davalı bu nitelikte bulunmayan konuta çağrıyı ihtiva eden ihtara uymamakta ve dönmemekte haklıdır. Türk Medeni Kanununun 164'ncü maddesi şartları gerçekleşmemiştir. Bu durumda davanın reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.15.05.2014 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların evliliğin başından itibaren davacının annesiyle birlikte oturdukları ve davalının, davacı tarafından aynı eve davet edildiği anlaşılmaktadır. Davalının savunmasından tarafların müşterek konutun seçimi konusunda uzlaşamadıkları anlaşılmaktadır. Taraflar müşterek konutun seçiminde uzlaşamadıklarına göre davalı kadınının Türk Medeni Kanunun 195. maddesine göre müşterek konutun tespiti konusuda hakimin müdahalesini istemesi gerekirdi. Davalı kadının böyle bir talepte bulunmadan evliliğin başından beri oturulan ortak konutu terketmesi ve ihtara rağmen bu konuta dönmemekte ısrar etmesi haklı değildir. Bu sebeple hükmün onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy